Sayfalar

1 Ekim 2013 Salı

M (1931) Fritz Lang - Murderers Among Us / Aramızdaki Katiller

“Bekle biraz bekle… Az sonra öcü bıçağıyla gelecek. Küçük parçalar kesecek senden…”
Yıl 1931… Almanya pedofil bir çocuk katilinin eylemleri ile çalkalanmaktadır. Aileler artık çocuklarını tek başına sokağa çıkarmaya korkuyorlardır. Polisin çabaları bu sapık zihniyeti yakalamakta yetersiz kalınca halk paniğe kapılır. Paniğe kapılan yalnızca halk değildir. Organize suç örgütleri ve “normal suçlular” da panik içindedirler. Çünkü polis baskısı katili bulmaya yetmiyor ama onları sıkıntıya sokmaya yetiyordur. Organize suçlular ve dilenciler bu konuda ortak bir karara varıp katilin peşine düşerler. Tek soru vardır akılda kalan; katilin cezasını kim verecektir? Yargı mı? Yoksa sokakların hükümranları suçlular mı?
1931 yapımı film Lang’in kendi tabiriyle en sevdiği yapımı. Aynı zamanda onun ilk sesli filmi. Senaryosunu eşi Thea Von Harbou ile yazdığı yapım İngilizce konuşulan ülkelerde Fritz Lang’s M ya da Murderers Among Us adları ile de anılır.
Yapım 1934’de Nazi idaresi başa geldiğinde yasaklanmıştı. Bir katilin peşine takılan huzursuz bir halkı resmeden hikâye katilin hastalıklı yönünü toplumun hastalıklı yönüyle kıyaslar nitelikte anlatmış ve adeta şunu dile getirmişti. Evet, o bir canavar peki ya siz? Siz ondan daha mı iyisiniz? Hikâyenin en can alıcı yanı ise tabi ki Lang’in devletin adalet sistemini simgeleyen ve koruyan polis ile devleti yaralayan ve adalet sistemini çökertmeye çalışan suçluları aynı kefeye koyması idi.
Yapım “Kara Film (film-noir)” türünün en güzel örneklerinden biridir. Yönetmeni Hollywood’a tanıtan ve başrol oyuncusunu komedi filmlerindeki küçük rollerden bir yıldıza dönüştüren film kendinden sonra beyazperdeye yansıyan birçok yapıma da ilham kaynağı olmuştur. Katilin gelişini haber veren, bize baş rol oyuncusu Peter Lorre’yi tanıtan ve adeta seyrin köşe taşı haline gelen ıslık, Lorre çalmayı bilmediği için Fritz Lang tarafından icra edilmiştir. Sinemada “leitmotif”(Leitmotif; belirli bir fikir, düşünce ya da şahısla özdeşleştirilen müzik temasının film boyunca tekrarlanması) adı verilen tekniğinde ilk kez kullanıldığı yapım ıslık melodisini Edward Grieg’in Peer Gynt süitinden “In the Hall of the Mountain King” adlı bölümünden alır. Fritz Lang’in oyunculara kök söktüren efsanevi tutumu bu yapımda da değişmemiş Peter Lorre bu tutumdan fazlasıyla payını almıştır. Film her daim IMDB’nin en iyi 250 film sıralamasında baş sıralarda yer alır.
“Ama elimde değil! Engel olamıyorum. Ne biliyorsunuz? Hem kimsiniz siz? Suçlular! Bundan gurur mu duyuyorsunuz? Kasaları açabilmek, hırsızlık ve kâğıt oyunlarında hile yapabilmekten? Tüm bunlar bence iyi bir işiniz olsa veya doğru bir şeyler yapabilseniz ya da tembel ukalalar olmasanız yapmayacağınız şeyler. Ya ben? Bu benim isteğim dışında. Bu lanet içime işlemiş. Ateş! O sesler ve işkence…
O hep orada, beni sokağa çıkmaya zorluyor, sürekli beni takip ediyor. O benim, kendimi takip ediyorum. Sessizlikte bile onu duyuyorum. Evet, kendimi avlıyorum, kendimden kaçmaya çalışıyorum ama yapamıyorum, kendimden kaçamıyorum. Beni yönelttiği yola dönmek ve kaçmak zorundayım. Dipsiz sokaklar… Bitsin, bitsin istiyorum!”
M, ıslık çalarak öldüren bir katilin peşine düşen koca bir şehri anlatırken bizi de o katilin ve onun nezdinde görünmeyen ama adım adım yaklaşan başka bir katilin peşine düşürüyor. Seyrederken dikkat edin o ıslık sizi de yakalamasın…
Yazan: 

Wikipedia: Film Hakkında Notlar

Film her zaman IMDb'nin en iyi 250 Film listesine girmekte ve sıralamada sürekli olarak üst sıralarda yer almaktadır.

Daha önce mevcut olan baskıları seyredilmeyecek kadar çiziklerle dolu ve yıpranmış olduğu halde film son yıllarda Münih Film Arşivi tarafından esaslı bir restorasyondan geçirilmiştir. DVD 'ler bu son restorasyondan geçen filmden basılmışlardır.

Bu film hem Fritz Lang 'ın ABD seyircisi tarafından tanınmasını,hem de daha önce hep komedi filmlerinde küçük rollerde oynamış olan Peter Lorre 'un starlığa yükselmesini sağlamıştır.

Filmin senaryosunu yönetmen Fritz Lang 'la birlikte yazan Thea von Harbou aynı zamanda yönetmenin eşiydi.Lang başta Metropolis (1927) olmak üzere onun birçok senaryosunu filme çekmişti.Thea von Harbou 1932 yılında Nazi Partisi NSDAP 'ye katılınca Nazi karşıtı bir Musevi olan Fritz Lang onu terkederek ABD'ye göç etti.1933 'te de boşandılar.

Naziler iktidara gelince filmi Tammuz 1934 'te Almanya'da yasakladılar.Lang filmde dehşet içindeki bir Alman şehrinin portresini çizerken Alman toplumunu karamsar bir bakış açısı ile resmetmiş,suç örgütleri ile polis teşkilatını neredeyse aynı kefeye koymuştu.Lang'a göre katil hasta ruhlu olabilirdi,ama onun peşindekiler de ondan daha iyi değillerdi.

Filmin gerçek bir olaydan,"Düsseldorf Vampiri" olarak nam salmış seri katil "Peter Kürten" davasından ilham alınarak çevrildiği ileri sürülmüştü,ancak Fritz Lang bunu şiddetle yalanlamıştı.

Filmde rol alan suç örgütü elemanları gerçek suçlular arasından seçilmişlerdi.Özellikle filmin sonundaki suçluların kurduğu mahkemede yer alanların tamamı gerçek suçlularmış.

Filmde bir dış anlatıcı sesin (dış ses) kullanılması o zaman için çok yenilikçi bir teknik olarak kabul edilmişti.

"M" kara film (film-noir) türünün de ilk örneklerinden biridir.Bu film Orson Welles 'in filmlerinden başka ABD'deki kara filmin ilk örneği kabul edilen Malta Şahini (The Maltese Falcon) 'ne kadar 1940'ların birçok Amerikan filmine ilham kaynağı olmuştur.

Filmde Peter Lorre 'un ıslıkla çaldığı melodi Edvard Grieg 'in Peer Gynt suitinden In The Hall of the Mountain King adlı bölümdür.Peter Lorre ıslık çalmayı bilmediği için bu melodiyi Fritz Lang ıslıkla çalmış ve filme eklemişti.

Sinemada leitmotif [4] adı verilen bu tekniğin de ilk kullanıldığı filmlerden biri budur.Belirli bir fikir,düşünce,şahıs veya mekanla özdeşleşen bir müzik temasının film boyunca tekrar edilmesine leitmotif adı verilmektedir.Burada Peter Lorre 'un ıslıkla çaldığı Peer Gynt melodisi filmin leitmotif 'idir.Filmin ilerleyen dakikalarında seyirci katilin görüntüde olmadığı sahnelerde de bu ıslığı duyduğu zaman onun yakınlarda olduğunu bilir.

Fritz Lang 'ın oyunculara karşı olan efsanevi sert tutumu bu filmde zirveye çıkmış,hatta çekimler sırasında Peter Lorre 'u defalarca merdivenlerden aşağıya fırlatmıştı.

Yaygın inanışın aksine Fritz Lang filmin "Aramızdaki katiller" olan adını "M" ye Nazi 'lerin hışmından çekindiği için değiştirmemiş.Bu değişikliğe çekimler sırasında suçlulardan birinin elinin üzerine M harfini yazarken karar vermiş,bunun daha ilginç bir isim olacağını düşünmüş.M harfi Almanca'da katil anlamına gelen "Mörder" sözcüğünün baş harfidir.

Joseph Losey 1951 yılında aynı isimle filmi yeniden çevirdi.Öncekinin Amerikan versiyonu olan bu film de siyah beyaz çekilmişti ve olumlu eleştiriler almıştı.Soğuk Savaş yıllarında ABD 'deki Komünist cadı avlarının bir alegorisi idi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder